Wall Street'te Devlet Tahvillerinin Blockchain Üzerinde Kullanılması
- Bir soğutma cihazı artık şirketin fiziksel güvenliğinin parçası - İnsan uzmanların saatler harcadığı işi dakikalar içinde yapabiliyor - Finansal kuruluşlarda yapay zeka için uluslararası denetim çerçevesi - Wall Street'te devlet tahvillerinin blockchain üzerinde kullanılması - Bitcoin madenciliğinde büyük bir havuzun kapanması
Bir soğutma cihazı artık şirketin fiziksel güvenliğinin parçası
Fransa'da yüzlerce süpermarketin soğutma sistemlerini etkileyen siber saldırıların ardından, internete açık endüstriyel kontrol cihazlarındaki eski yazılım ve güvenlik açıkları yeniden gündeme geldi. Saldırganlar, bazı soğutma kontrol sistemlerinin ayarlarını değiştirerek ürünlerin bozulmasına ve yangın riskine yol açtı. Güvenlik araştırmacıları bu cihazlardaki açıklar konusunda saldırılardan aylar önce uyarıda bulunmuştu. Çünkü burada hedef yalnızca şirketin bilgisayarları veya müşteri verileri değil; doğrudan fiziksel operasyon. Şirketler dijital dönüşümle birlikte fabrikalarını, depolarını, mağazalarını ve enerji sistemlerini internete bağlı cihazlarla yönetiyor. Ancak satın alma kararlarında çoğu zaman cihazın işlevi ve maliyeti öne çıkarken, üreticinin güvenlik güncellemelerini ne kadar süreyle sağlayacağı ikinci planda kalabiliyor. Bu olayın gösterdiği risk şu: Bir cihaz çalışıyor olabilir ama güvenli olmayabilir. Üstelik yıllarca sorunsuz çalışmış olması, gelecekte de güvenli kalacağını kanıtlamaz. IoT yatırımlarında satın alma maliyetinin yanına mutlaka güvenlik güncelleme süresi, uzaktan erişim politikası, ağdan izolasyon ve cihaz kullanım ömrü sonunda yapılacaklar da eklenmeli. Siber güvenlik artık yalnızca bilgi işlem departmanının değil, fiziksel operasyonu yöneten herkesin sorumluluğu...
Bir ajan, insan uzmanların saatler harcadığı işi dakikalar içinde yapabiliyor
Booz Allen'ın kontrollü bir endüstriyel teknoloji laboratuvarında yürüttüğü testlerde, gelişmiş yapay zeka ajanları daha önce tanımadıkları operasyonel teknoloji sistemlerini inceleyerek bir dizi hedefi gerçekleştirdi. SecurityWeek'in aktardığı bulgulara göre, bir senaryoda çevre ağındaki ilk erişimden endüstriyel kontrol ağına ulaşılması 16 dakikadan biraz fazla sürdü. Testler izole bir ortamda gerçekleştirildi; bu sonuçlar her gerçek tesiste aynı sonucun alınacağı anlamına gelmiyor. Yapay zekanın yalnızca bilinen bir açığı tespit etmesi değil; farklı adımları bir araya getirerek daha önce tanımadığı bir ortamda ilerleyebilmesi önemli. Geleneksel siber güvenlik yaklaşımında uzmanların sistemleri tanıması, cihazlar arasındaki bağlantıları çözmesi ve olası saldırı yollarını değerlendirmesi zaman alır. Yapay zeka bu araştırma ve planlama aşamalarını hızlandırdığında, savunma ekiplerinin de aynı hızda hareket etmesi gerekir. Burada yalnızca daha iyi bir güvenlik yazılımı satın almak yeterli olmayabilir. Üretim ağına erişim sınırları, kritik işlemler için insan onayı, ağ segmentasyonu ve acil durdurma mekanizmaları birlikte tasarlanmalı. Endüstriyel yapay zeka çağında güvenlik planlarımızı yalnızca bilinen saldırı yöntemlerine göre hazırlayamayız. Bilmediği bir sistemi hızla öğrenebilen bir ajanın hangi yetkilere ulaşabileceğini de hesaba katmalıyız. Savunmanın yeni ölçütü, bir tehdidi tespit etmek kadar onun fiziksel dünyada sonuç üretmesini engelleyebilmek olacak...
Finansal kuruluşlarda yapay zeka için uluslararası denetim çerçevesi netleşiyor
Finansal İstikrar Kurulu, finans sektöründe yapay zekanın sorumlu kullanımı için 12 uygulama alanını içeren nihai rehberini yayımladı. Çerçeve; yönetim kurulu sorumluluğu, risk değerlendirmesi, veri yönetişimi, açıklanabilirlik, insan gözetimi, siber riskler ve üçüncü taraf teknoloji bağımlılıklarını kapsıyor. FSB, finans kuruluşlarının bu uygulamaları kendi iş modellerine ve risk profillerine uyarlamasını öneriyor. Benim açımdan bu gelişme, yapay zeka yönetişiminin yalnızca bir etik ilkeler belgesi olmaktan çıkıp kurumsal risk yönetimiyle daha somut biçimde ilişkilendirilmesi açısından önemli. Bir banka, sigorta şirketi veya ödeme kuruluşu yapay zeka uygulamasını devreye aldığında yalnızca modelin doğruluğundan sorumlu değil. Kullanılan verinin kalitesi, model sağlayıcısına bağımlılık, sonuçların izlenmesi ve hatalı kararların düzeltilmesi de yönetim sorumluluğunun parçası. Burada SupTech ve RegTech açısından ayrı bir fırsat görüyorum. Finansal kuruluşlar yapay zeka kullanımını kayıt altına alan, risk seviyesini izleyen ve denetim için gerekli kanıtları üreten sistemlere ihtiyaç duyacak. Denetim otoriteleri de bu bilgileri daha tutarlı değerlendirebilecek yöntemler geliştirmek zorunda kalacak. Kurumların yapay zeka dönüşümünde yeni bir yönetim sorusu ortaya çıkıyor: “Bu sistemi kullanabiliyor muyuz?” sorusunun yanına “Bu sistemi sürekli izleyebiliyor, gerektiğinde açıklayabiliyor ve kontrol altında tutabiliyor muyuz?” sorusu eklenmeli...
Wall Street'te devlet tahvillerinin blockchain üzerinde kullanılması, hızdan daha fazlasını değiştirebilir
BNY ve Citadel Securities, tokenize edilmiş ABD Hazine tahvillerinin finansman süreçlerinde kullanılmasını değerlendiren bir deneme gerçekleştirdi. CoinDesk'in haberinde, blockchain tabanlı tahvillerin alım satım ve finansman işlemleri arasında teminatın daha hızlı hareket etmesine yardımcı olabileceği vurgulanıyor. Bu bir deneme; henüz tüm piyasanın bu modele geçtiği anlamına gelmiyor. Benim burada gördüğüm fırsat, devlet tahvilinin dijital bir kopyasını üretmekten daha büyük. Finans piyasalarında sermayenin maliyetini etkileyen unsurlardan biri, teminatın ne kadar hızlı ve verimli kullanılabildiği. Bir kurumun elindeki uygun teminatı başka bir işlemde kullanabilmesi için mutabakat, kayıt ve operasyon süreçlerini beklemesi gerekiyorsa, bu süre bilançonun verimliliğini etkileyebilir. Tokenizasyon bu süreçlerin bir bölümünü hızlandırabilirse, aynı varlığın finansal işlemlerde kullanılma biçimi de değişebilir. Ancak hız tek başına yeterli değil. Hukuki mülkiyet, teminatın hangi koşullarda devredildiği, karşı taraf riski ve farklı sistemlerin birbiriyle uyumu çözülmeden teknik altyapının yaygınlaşması zor. Kurumsal tokenizasyonun gerçek değerini kaç varlığın blockchain'e taşındığıyla değil, sermayenin finansal sistem içinde ne kadar daha verimli kullanılabildiğiyle ölçmeliyiz. Eğer teknoloji teminat süreçlerini hızlandırıp operasyonel sürtünmeyi azaltıyorsa, etkisi bir dijital varlık ürününün ötesine geçebilir...
Bitcoin madenciliğinde büyük bir havuzun kapanması, ağın merkeziyetsizliği açısından neden önemli?
Binance, Bitcoin madencilik havuzunu ve bağlantılı hizmetlerini 10 Kasım'da kapatacağını açıkladı. CoinDesk'in aktardığı verilere göre havuzun hesaplama gücü Aralık ayındaki yaklaşık 26 EH/s seviyesinden 9,2 EH/s seviyesine geriledi. Bu, Bitcoin ağındaki payının yüzde 2,3'ten yüzde 1'in altına düşmesi anlamına geliyor. Kapanışın ardından madencilerin başka havuzlara geçmesi gerekecek. Madencilik havuzlarının kapanmasının yalnızca bir şirketin ürün kararından ibaret olmaması önemli. Bitcoin'in merkeziyetsizliği genellikle tek bir kurumun ağı kontrol edememesi üzerinden tartışılıyor. Ancak madencilerin hangi havuzlarda birleştiği de önemli. Çünkü havuzlar, katılımcı madencilerin hesaplama gücünü bir araya getirerek hangi işlemlerin bloklara dahil edilmesi konusunda etkili olabiliyor. Bir havuzun kapanması otomatik olarak Bitcoin ağını daha az güvenli hale getirmez. Madenciler başka havuzlara geçebilir. Fakat kalan büyük havuzların payı artarsa, blok üretiminin dağılımı daha yoğun hale gelebilir. Bitcoin'in merkeziyetsizliğini değerlendirirken yalnızca kaç madencinin bulunduğuna değil, hesaplama gücünün hangi havuzlar arasında dağıldığına da bakmalıyız. Ağın uzun vadeli dayanıklılığı, tek tek şirketlerden bağımsız biçimde madencilerin alternatiflere geçebilmesine ve blok üretiminin dağıtılmış kalmasına bağlı...