Verimlilik Artıyor Ama Herkese Eşit Dağılmıyor
- Tokenize ödemelerde 10 milyar Singapur doları - Verimlilik artıyor ama herkese eşit dağılmıyor - Yapay Zekanın kendisini de korumamız gerekecek - Kripto madenciliğinde asıl varlık Bitcoin değil - Yapay zekanın en büyük kullanım alanlarından biri
Tokenize ödemelerde 10 milyar Singapur doları
Singapur'un en büyük bankalarından DBS, son iki yılda yaklaşık 10 milyar Singapur doları tutarında tokenize ödeme gerçekleştirdiğini açıkladı.
Banka, tokenizasyon faaliyetlerini genişletmek için yatırımlarını artırıyor.
Tokenizasyon konusunda benim için bugün önemli olan 10 milyar Singapur doları değil.
Bu işlemlerin gerçekleşmiş olması.
Çünkü tokenizasyonu hala geleceğin finans teknolojisi olarak konuşuyoruz.
Oysa bankalar artık bunu deneysel bir laboratuvar konusu olmaktan çıkarıp gerçek para hareketlerinde kullanmaya başlıyor.
Burada çok önemli bir eşik var.
Bir teknolojinin başarılı olduğunu anlatmak için artık "pilot proje yaptık" demek yeterli olmayacak.
"Kaç gerçek işlem gerçekleştirdik?" sorusu sorulacak.
DBS örneğinde cevap milyarlarca dolarlık işlem.
Bana göre bu, tokenizasyonun pazarlama aşamasından operasyonel aşamaya geçtiğinin göstergelerinden biri.
Ve bence bundan sonraki mücadele tokenizasyonu kimin keşfettiği konusunda değil.
Hangi bankanın bunu müşterilerinin günlük finansal işlemlerine daha hızlı yerleştireceği konusunda olacak.
Verimlilik artıyor ama herkese eşit dağılmıyor
Cambridge Centre for Alternative Finance tarafından 203 fintech ve 149 geleneksel finans kuruluşuyla gerçekleştirilen araştırmaya göre fintech şirketleri teknoloji, veri ve ürün fonksiyonlarında %86'ya varan verimlilik artışı bildiriyor.
Geleneksel finans kuruluşlarında aynı alanlardaki artış %68 seviyesinde. Araştırmanın yayımlanan sonuçları, AI kazanımlarının şirket içindeki tüm fonksiyonlara aynı şekilde yansımadığını gösteriyor.
Yapay zeka hakkında konuşurken genellikle "AI verimliliği artırıyor" diyoruz.
Ama bu araştırma bana daha önemli bir şey söylüyor:
AI verimliliği eşit dağıtmıyor.
Teknoloji ekipleri ciddi kazanımlar elde ediyor.
Veri ekipleri kazanıyor.
Ürün geliştirme hızlanıyor.
Ama şirketin diğer bölümlerinde aynı etki görülmeyebiliyor.
Bence burada çok önemli bir yönetim problemi ortaya çıkıyor.
Bir şirket AI kullandığı için otomatik olarak AI şirketine dönüşmüyor.
Çünkü teknolojiyi satın almak başka,
iş modelini değiştirmek başka.
Eğer AI yalnızca yazılımcının daha hızlı kod yazmasını sağlıyorsa, şirketin sadece bir departmanı hızlanmış oluyor.
Ama AI;
ürün kararlarına,
müşteri ilişkilerine,
risk yönetimine,
satışa,
finansa
ve yönetime kadar yayılıyorsa şirketin çalışma modeli değişmeye başlıyor.
Bence gelecekte şirketlerin AI yatırımlarını ölçerken "kaç AI aracı kullanıyoruz?" yerine "AI hangi iş süreçlerimizi yeniden tasarladı?" sorusuna geçmesi gerekiyor.
Yapay zekayı savunmada kullanmak yetmeyecek, kendisini de korumamız gerekecek
NTT DATA ile Palo Alto Networks, yapay zeka dönüşümünü güvenlik altyapısıyla birlikte ele alan yeni bir işbirliğini duyurdu.
Amaç, kurumların AI sistemlerini yaygınlaştırırken güvenlik, veri koruma ve operasyonel riskleri birlikte yönetebilmesi.
Yapay zekanın siber güvenlikte kullanılması artık şaşırtıcı değil.
Beni daha fazla düşündüren başka bir konu var:
Yapay zeka'nın kendisi saldırı yüzeyine dönüşüyor.
Çünkü şirketler artık Yapay zeka'yı yalnızca soru-cevap sistemi olarak kullanmıyor.
Veriye erişiyor.
Kod çalıştırıyor.
API çağırıyor.
Karar süreçlerine katılıyor.
Bazı durumlarda başka sistemlere işlem yaptırıyor.
Yani AI'ın yetkileri arttıkça, ele geçirilmesi halinde verebileceği zarar da artıyor.
Bence bundan sonra "AI güvenliği" ile "siber güvenlik" arasındaki sınır giderek ortadan kalkacak.
Bir şirketin güvenlik mimarisinde artık şu sorunun da cevabı bulunmak zorunda:
"Yapay zekamız yanlış yönlendirilirse ne yapabilir?"
Bana göre AI çağının yeni güvenlik problemi tam burada başlıyor.
Kripto madenciliğinde asıl varlık Bitcoin değil, enerji olabilir
Tether'in Uruguay'da yaklaşık 120 milyon dolarlık Bitcoin madenciliği yatırımı olarak planladığı proje, enerji tedarik sözleşmesi konusunda yaşanan anlaşmazlığın ardından çöktü.
Uruguay'ın kamu elektrik şirketi UTE, Tether'in madencilik tesislerine yönelik elektrik bağlantısını kesmişti.
Bitcoin madenciliği denildiğinde çoğu zaman aklımıza ekran kartları, ASIC cihazları ve Bitcoin fiyatı geliyor.
Ben bugün başka bir noktaya bakıyorum:
Elektrik.
Çünkü yapay zeka veri merkezlerinden Bitcoin madenciliğine kadar geleceğin dijital ekonomisinin ortak bir girdisi var:
Enerji.
Uruguay örneği bana bunu yeniden hatırlattı.
Bir madencilik şirketinin elinde dünyanın en gelişmiş cihazları olabilir.
Ama elektrik anlaşması sürdürülemiyorsa o cihazların ekonomik değeri bir anda düşüyor.
Bu nedenle Bitcoin madenciliğini artık sadece kripto ekonomisinin bir alt sektörü olarak görmüyorum.
AI veri merkezleriyle aynı kaynak için rekabet ediyor.
Madencilik,
AI,
veri merkezleri,
5G,
IoT
ve hatta elektrikli ulaşım aynı enerji ekonomisinin farklı tüketicileri haline geliyor.
Bence önümüzdeki yıllarda dijital ekonominin en stratejik sorularından biri şu olacak:
"En iyi teknolojiyi kim geliştirdi?" değil, "Bu teknolojiyi çalıştıracak enerjiyi kim güvence altına aldı?"
Yapay zekanın finans sektöründeki en büyük kullanım alanlarından biri düzenleyiciyi güçlendirmek olacak
Güncel finans teknolojisi araştırmasının ortaya koyduğu AI verimlilik farkı, RegTech açısından bence çok önemli bir sonuç çıkarıyor.
RegTech'i çoğu zaman şirketlerin regülasyonlara uymasını kolaylaştıran yazılım olarak görüyoruz.
Ben bunun daha büyük bir dönüşümün başlangıcı olduğunu düşünüyorum.
Çünkü finansal sistem dijitalleştikçe düzenleyicinin karşısındaki veri miktarı da inanılmaz biçimde büyüyor.
Milyonlarca işlem.
Milyarlarca veri noktası.
Gerçek zamanlı ödeme sistemleri.
Tokenize varlıklar.
Stablecoin hareketleri.
AI destekli finansal ürünler...
Bunların tamamını insan gücüyle denetlemek mümkün değil.
Dolayısıyla gelecekte sadece şirketler AI kullanmayacak.
Düzenleyiciler de AI kullanacak.
İşte SupTech'in gerçek önemi burada.
RegTech şirketin gözünü açıyorsa,
SupTech düzenleyicinin gözünü açacak.
Bence finansal sistemin geleceğinde en güçlü kurumlar sadece en hızlı teknoloji kullananlar olmayacak.
En hızlı denetleyebilenler de olacak...