Stablecoin'in Gerçek Rakibi Kredi Kartı Olabilir
- Uyum departmanları veri merkezine dönüşebilir - Hata anında mülkiyet kime ait ? - Anthropic'in fiziksel cihazları kontrol edecek Yapay Zeka standardı - Stablecoin'in gerçek rakibi kredi kartı olabilir - Yapay Zeka artık saldırganın kullandığı araca dönüşüyor
Sürekli AML takibi, uyum departmanını maliyet merkezinden veri merkezine dönüştürebilir
AML kontrollerinin yalnızca müşteri kabulünde yapılan tek seferlik kontroller olmaktan çıkıp sürekli izleme modeline dönüşmesi ele alınıyor.
Sürekli izleme ile elde edilen verilerin yalnızca uyum için değil, operasyon ve müşteri davranışlarının anlaşılması için de kullanılabileceği belirtiliyor.
AML'yi yıllardır bir zorunluluk olarak görüyoruz.
Müşteriyi tanı.
Kontrol et.
Riskini belirle.
Raporla.
Ben burada başka bir fırsat görüyorum.
Eğer müşteri davranışını sürekli izliyorsanız, aslında elinizde çok değerli bir veri seti oluşuyor.
Bu veri sadece "şüpheli işlem var mı?" sorusunun cevabı değil.
Müşterinin davranış değişimini de gösterebilir.
Risk profilinin değişimini gösterebilir.
Hatta bazı durumlarda finansal ihtiyacın değiştiğini bile gösterebilir.
Bence RegTech'in geleceğinde çok önemli bir dönüşüm yaşanacak.
Uyum verisi sadece denetim için tutulmayacak.
Doğru yönetişim ve mahremiyet kurallarıyla, işletmenin risk zekasının bir parçası haline gelecek.
Yani geleceğin compliance departmanı yalnızca "hayır" diyen bölüm olmayacak.
Kuruma neyin neden risk olduğunu gerçek zamanlı gösteren stratejik bir veri merkezi olacak.
Bithumb davası bana fiyatlardan çok "hata anında mülkiyet kime ait?" sorusunu düşündürdü
Güney Kore'de Bithumb'ın şubat ayında yanlışlıkla müşterilere yaklaşık 620 bin BTC kredilendirmesiyle başlayan davalarda mahkeme iki ilk derece kararında borsanın lehine hüküm verdi.
Bithumb'ın hatayla verdiği BTC'lerin bir kısmını satan kullanıcılardan elde edilen geliri geri almaya çalıştığı bildiriliyor. Güney Kore Finansal Denetim Servisi'nin de olayla ilgili yaptırım süreci yürüttüğü aktarılıyor.
Bu haberi "Bithumb mahkemeyi kazandı" diye okumuyorum.
Benim için çok daha temel bir soru var:
Bir dijital varlık yanlışlıkla hesabınıza geçtiğinde gerçekten sizin midir?
Geleneksel finans dünyasında böyle bir hata olduğunda hukuki çerçeveler yıllardır var.
Ama dijital varlık piyasasında teknoloji işlemi saniyeler içinde gerçekleştirebiliyor.
Sonra iş mahkemeye gidiyor.
Burada çok önemli bir gerçek ortaya çıkıyor:
Blockchain üzerinde bir işlemin gerçekleşmiş olması ile o işlemin hukuken tartışmasız mülkiyet yaratması aynı şey değil.
Bence kripto varlık sektörünün bir sonraki olgunlaşma aşamalarından biri tam olarak bu olacak.
Kod bize işlemin ne olduğunu söylüyor.
Ama hukuk bize işlemin kime ait olduğunu söylüyor.
Geleceğin finans sisteminde bu iki katmanın birlikte çalışması gerekecek...
Anthropic'in fiziksel cihazları kontrol edecek Yapay Zeka standardı
Anthropic, yapay zeka ajanlarının fiziksel cihazlarla iletişim kurabilmesini sağlayacak Model Hardware Standard adlı bir çerçevenin araştırma önizlemesini yayımladı.
Amaç, AI ajanlarının farklı donanımlarla standart bir biçimde etkileşebilmesi.
Yapay zeka hakkında konuşurken hala çoğunlukla bilgisayar ekranını düşünüyoruz.
Oysa Anthropic'in yeni yaklaşımı bana çok daha büyük bir dönüşümün işaretini veriyor.
AI artık yalnızca bize cevap veren bir yazılım olmak istemiyor.
Fiziksel dünyadaki cihazlarla iletişim kurmak istiyor.
Bence asıl kırılma burada.
Çünkü bir yapay zekâ ekranda yanlış karar verdiğinde sonucu düzeltmek mümkün.
Ama bir robotu, üretim makinesini, aracı veya başka bir fiziksel sistemi yönlendirdiğinde hata artık dijital kalmıyor.
Gerçek dünyaya dönüşüyor.
Bu nedenle önümüzdeki dönemde AI tartışmasının merkezine yalnızca model zekâsını değil, modelin fiziksel dünyaya erişim yetkisini koymamız gerekecek.
Bence yapay zekanın yeni sınırı daha büyük modeller değil.
Daha fazla gerçek dünya yetkisi...
Stablecoin'in gerçek rakibi kredi kartı olabilir
Revolut, euroya sabitlenmiş EURR adlı stablecoinini Danimarka, Polonya ve Portekiz'deki uygun müşterilere kademeli olarak sunmaya başladı.
EURR'nin Revolut uygulamasına entegre edilmesi ve farklı blockchain ağları ile harici cüzdanlarda kullanılabilmesi planlanıyor.
Revolut'un euro bazlı stablecoin çıkarmasını yalnızca yeni bir kripto varlık lansmanı olarak görmüyorum.
Ben burada başka bir şeyi önemli buluyorum:
Stablecoin artık ayrı bir kripto uygulamasında yaşamak zorunda değil.
Müşterinin zaten kullandığı finans uygulamasının içine giriyor.
Bu çok önemli.
Çünkü tüketicinin yeni bir cüzdan öğrenmesine, yeni bir borsa hesabı açmasına veya blockchain teknolojisini anlamasına gerek kalmıyor.
Teknoloji görünmez hale geliyor.
Bence stablecoinlerin kitlesel kullanımını sağlayacak şey de tam olarak bu olabilir.
İnsanlar blockchain kullanmak için blockchain kullanmayacak.
Daha hızlı, daha ucuz veya daha kolay para hareket ettirmek için kullanacak.
Dolayısıyla stablecoinlerin geleceğini kripto borsalarıyla değil, ödeme deneyimiyle ölçmeye başlayacağımızı düşünüyorum.
Belki de stablecoinlerin asıl rakibi başka bir coin değil.
Bugünkü ödeme alışkanlıklarımız...
Yapay Zeka artık sadece saldırıyı hızlandırmıyor, saldırganın kullandığı araca dönüşüyor
Reuters, Rusça konuşan siber suçluların Cursor adlı AI kodlama aracını kullanarak yedi şirkete yönelik saldırılarda yapay zekadan yararlandığını aktardı.
Saldırganların AI sistemini yanlış yönlendirerek kimlik bilgisi hırsızlığı gibi kötü amaçlı işlemlerde yardım almayı başardıkları bildirildi.
Siber saldırıda yeni silah yapay zekanın ikna edilmesi halini alıyor.
Siber güvenlik haberlerinde genellikle saldırganın kullandığı yazılıma bakıyoruz.
Bu kez ben saldırganın yapay zeka'yı nasıl kandırdığına bakıyorum.
Çünkü burada çok farklı bir problem ortaya çıkıyor.
Yapay zekâ güvenlik politikalarını uygulayabiliyor.
Ama karşısındaki kişi onu manipüle edebiliyorsa, sistemin teknik güvenliği tek başına yeterli olmayabilir.
Bu bana şunu söylüyor:
Geleceğin siber saldırılarında sadece bilgisayarları değil, yapay zekanın karar mekanizmasını da hedef alacağız.
Bu nedenle prompt güvenliği artık yalnızca üretkenlik meselesi değil.
Bir güvenlik katmanı haline geliyor.
Bence şirketlerin önünde yeni bir soru var:
"Yapay Zeka'mız ne biliyor?" kadar,
"Yapay Zeka'mızı kim ikna edebilir?"
sorusunu da sormalıyız.
Çünkü bazen sistemi hacklemek gerekmeyebilir.
Sistemi ikna etmek yeterli olabilir...