Savaş → Petrol → Enerji Maliyeti → Enflasyon → Fed politikası → Likidite → Riskli Varlıklar
- CLARITY Act sürecinde oyun artık başka kanala taşınıyor - Ethereum ile Base'in yollarını ayırması - Circle'ın Arc hamlesi yeni bir “internet finans sistemi” denemesi - Bitcoin için asıl tehdit petrolün enflasyona dönüşmesi - MSTR'nin Bitcoin'i nasıl finansallaştırdığına bakalım
CLARITY Act sürecinde asıl mesele yasanın geçmemesi değil, oyunun artık başka kanala taşınması
15 Eylül'de ABD Senatosu'nda CLARITY Act'in ilerlemesini sağlayacak usul oylaması 49-50 sonuçlandı ve tasarı ilerleyemedi. Bitcoin de bunun ardından 76 bin doların altına geriledi. Ama burada benim dikkatimi çeken fiyat hareketi değil. CLARITY sonrası yeni oyun CLARITY Act'in düşmesi kripto için oyunun bittiği anlamına gelmiyor. Bence oyun alanı değişiyor. Çünkü ABD'de kripto sektörünün önündeki en büyük sorun sadece bir yasanın çıkıp çıkmaması değildi. Asıl sorun, Bitcoin'den Ethereum'a, stablecoin'den tokenizasyon platformlarına kadar kimin hangi kurala tabi olacağının netleşmesiydi. Şimdi Senato yolu tıkandı. Bu durumda SEC ve CFTC'nin mevcut yetkileri üzerinden ilerlemesi çok daha önemli hale geliyor. Yani önümüzde iki farklı Amerika görebiliriz: Bir tarafta Kongre'nin kapsamlı bir piyasa yapısı yasasını çıkarmasını bekleyen Amerika... Diğer tarafta ise düzenleyicilerin mevcut yetkileriyle kripto piyasasının parçalarını tek tek tanımladığı Amerika. Ben ikinci senaryonun özellikle kurumsal yatırımcı açısından çok önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü piyasalar bazen kanundan önce uygulama pratiğini fiyatlar. Kriptonun geleceğini artık sadece “CLARITY geçti mi?” sorusuyla okumak yanlış olur. Asıl soru şu: ABD kriptoyu yasayla mı, yoksa düzenleyici kurumların fiili uygulamalarıyla mı şekillendirecek ?
Bugünün önemli haberi Ethereum ile Base'in yollarını ayırması
Ethereum ve Coinbase destekli Base, yeni nesil cüzdan altyapısı konusunda ortak standart geliştirme çalışmalarını bıraktı. Ethereum EIP-8141 , Base ise EIP-8130 üzerinde ilerleyecek. Ethereum'da standart savaşı Ethereum'da bugün fiyat grafiğinden çok daha önemli bir şey yaşandı. Ethereum ve Base, yeni nesil cüzdanların nasıl çalışacağı konusunda ortak standarttan vazgeçti. Ethereum EIP-8141'e, Base ise EIP-8130'a yöneliyor. Bunu küçük bir teknik ayrıntı olarak görmemek gerekiyor. Çünkü Web3'ün önümüzdeki aşaması “hangi token yükselecek?” aşaması değil. Kullanıcı blockchain'i nasıl kullanacak? sorusu. Bugün kullanıcı bir cüzdan açıyor, ağ seçiyor, gas ödüyor, işlem imzalıyor. Gelecekte bunların çoğunu görmememiz gerekiyor. Dolayısıyla hesap soyutlama, cüzdan standardı ve işlem deneyimi blockchain'in kitlesel benimsenmesinin temel altyapısı. Ethereum ile Base'in farklı yollara gitmesi kısa vadede uyumluluk maliyeti yaratabilir. Ama daha büyük resimde bize şunu gösteriyor: Blockchain savaşı artık sadece işlem hızı savaşı değil. Kullanıcının blockchain'i fark etmeden kullanabilmesi savaşı...
Circle'ın Arc hamlesi yeni bir “internet finans sistemi” denemesi
Circle bugün Arc blockchain'inin public mainnet'ini başlattı. Arc, stablecoin ödemeleri, tokenizasyon ve kurumsal finans için tasarlanmış bir Layer-1 olarak konumlanıyor; ilk ekosisteminde 100'den fazla kurumsal ve ekosistem katılımcısı bulunuyor. Blockchainin yeni adresi Blockchain dünyasında asıl yarışın yeni bir aşamaya geçtiğini düşünüyorum. Circle bugün Arc mainnet'ini başlattı. Burada beni ilgilendiren yeni bir blockchain'in daha ortaya çıkması değil. Beni ilgilendiren blockchain'in hedef kitlesi. Çünkü Arc'ın merkezinde yalnızca kripto yatırımcısı yok. Ödeme şirketleri, finans kurumları, tokenizasyon projeleri ve kurumsal para var. Bu çok önemli bir dönüşüm. Blockchain'in ilk döneminde herkes “Bitcoin'in fiyatı ne olacak?” diye soruyordu. İkinci dönemde “hangi ağ daha hızlı?” sorusu geldi. Şimdi ise soru değişiyor: Finans sisteminin hangi parçaları zincir üzerinde çalışacak? Ben blockchain'in geleceğini tam burada görüyorum. Blockchain artık finansın alternatifi olmaya çalışmıyor. Finansın yeni işletim sistemi olmaya çalışıyor. Ve bu dönüşüm gerçekleşirse, en büyük blockchain hikayesi kripto paraların fiyatı değil, finansal işlemlerin altyapısının değişmesi olacak...
ABD–İran savaşı ve petrol sürecinde Bitcoin için asıl tehdit petrolün enflasyona dönüşmesi
16 Eylül'de Brent petrol 108 dolar civarında kalırken, Suudi Arabistan'ın alternatif ihracat rotalarını artırması arz endişelerini bir miktar hafifletti. Reuters, buna rağmen Orta Doğu geriliminin petrol fiyatlarını yüksek tutmaya devam ettiğini bildiriyor. Petrol ve Bitcoin Bitcoin ile petrol arasındaki ilişkiyi sadece “petrol yükseldi, Bitcoin düştü” şeklinde okumak büyük resmi kaçırmak olur. Asıl zincir başka yerde. Savaş → petrol → enerji maliyeti → enflasyon → Fed politikası → likidite → riskli varlıklar. Yani Bitcoin'i petrolün kendisi değil, petrolün para politikasını değiştirme ihtimali etkiliyor. Bugün Brent'in 108 dolar civarında kalması bu nedenle önemli. Çünkü enerji fiyatları yüksek kaldıkça Fed'in faiz konusunda daha rahat hareket etmesi zorlaşıyor. Fakat burada Bitcoin'in ilginç bir özelliği ortaya çıkıyor. Bitcoin aynı anda hem riskli varlık gibi satılabiliyor hem de geleneksel finans sisteminden bağımsız alternatif para olarak değerlendirilebiliyor. Hangisinin ağır basacağını belirleyen şey ise jeopolitik olayın kendisinden çok, piyasaların o olayı nasıl fiyatladığı. Ben bu yüzden petrolü Bitcoin için doğrudan gösterge değil, Fed'e giden ara değişken olarak görüyorum. Bence önümüzdeki günlerde takip edilmesi gereken denklem bu.
MicroStrategy için Bitcoin fiyatından daha önemli olan artık MSTR'nin Bitcoin'i nasıl finansallaştırdığı
Strategy'nin Bitcoin alımını ikinci hafta üst üste durdurduğu ve kaynaklarını yaklaşık 139,3 milyon dolarlık imtiyazlı hisse geri alımına yönlendirdiği bildiriliyor. Bu haberi daha önce kullandığımız “Strategy Bitcoin almadı” ekseninden farklı okuyorum: MSTR'nin yeni sınavı Strategy'nin Bitcoin almamasını tek başına haber olarak görmüyorum. Ben burada şirketin finansal mühendisliğinin nasıl evrildiğine bakıyorum. Çünkü Strategy artık yalnızca Bitcoin alan bir şirket değil. Bitcoin'i bilançoya koyuyor, bunun üzerine farklı sermaye piyasası araçları inşa ediyor ve şirketin hisse senediyle Bitcoin arasında yeni bir finansal ilişki oluşturuyor. Dolayısıyla MSTR'yi bundan sonra sadece “kaç Bitcoin aldı?” sorusuyla izlemek yetersiz. Daha önemli soru şu: Bitcoin hazinesi taşıyan bir şirket, sermaye piyasalarındaki dalgalanmayı nasıl yönetiyor? Bugün şirketin Bitcoin alımını durdurup imtiyazlı hisse geri alımına yönelmesi bu açıdan önemli. Çünkü Bitcoin Treasury modeli artık deneysel bir fikir olmaktan çıkıp gerçek bir kurumsal finans modeli haline geliyor. Ve bu model büyüdükçe yeni bir sektör doğuyor: Bitcoin'e sahip şirketler değil, Bitcoin'i sermaye piyasası ürünlerine dönüştüren şirketler. Bence Strategy'nin asıl mirası burada olabilir...