KVHS’lerde Hesabın Askıya Alınması Tedbiri (CMK 128/A)
CMK m.128/A hükmü ile nitelikli hırsızlık, nitelikli dolandırıcılık gibi suçların işlendiğine yönelik makul şüphe bulunan hallerde kullanıcı hesapları 48 saate kadar askıya alınabilmektedir. Yazımızda ilgili askıya alma kararına yönelik esaslara değinilmiştir.
Bugün biraz ceza muhakemesi hukukunun karanlık dehlizlerine inelim ve bankaların, ödeme kuruluşlarının ve kripto varlık hizmet sağlayıcıların (KVHS) suç şüphesi ile kullanıcı hesabını 48 saatliğine askıya almasını mümkün kılan Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) m.128/A hükmünü inceleyelim. 1. CMK 128/A: Askıya Alma Tedbiri Hangi Suçlar Bakımından Uygulanabilir? Bir KVHS eğer kullanıcının i) nitelikli hırsızlık, ii) nitelikli dolandırıcılık veya iii) banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından herhangi birinin işlediği konusunda şüphe duyuyorsa suçta kullanılan her türlü hesabı 48 saat boyunca askıya alabilir. Dolayısıyla başka bir suçun işlendiğinden şüphe duyuluyorsa hesap CMK m.128/A sebebiyle geçici süre askıya alınamaz. 2. Askıya Alma Süresi ve Tedbirin Kapsamı Ne? İlgili askıya alma süresi 48 saati aşamaz. Yani ilgili hükme göre daha uzun süre hesap askıya alınamaz, 48 saatlik süre sonunda askıya alma işlemi sona erdirilmelidir ( aksi yönde adli veya idari otorite kararları hariç ). Askıya alma tedbiri kapsamında hesabı kısıtlanan kişinin her türlü işlemi ( nakit çekim, kripto varlık çekim, transfer vb. ) kısıtlamaya tabi tutulmalıdır. 3. Makul Şüphe KVHS’nin askıya alma işlemini uygulaması için ilgili kullanıcı hesabının yukarıdaki suçların işlenmesinde kullanıldığına dair “makul şüphe” olmalıdır. Makul şüphe nedir peki? Adlî ve Önleme Aramaları Yönetmeliği (“ Yönetmelik ”) m.6/1 uyarınca: “ Makul şüphe, hayatın akışına göre somut olaylar karşısında genellikle duyulan şüphedir. ” O halde şüphenin makul olması için somut belirtiler olmalı, yalnızca soyut bir endişe olmamalıdır. Aynı Yönetmelik m. 6/3 ve m. 6/4 uyarınca: “ Makul şüphede, ihbar veya şikâyeti destekleyen emarelerin var olması gerekir. Belirtilen konularda şüphenin somut olgulara dayanması şarttır. ” Dolayısıyla kullanıcıların hesabı keyfi şekilde askıya alınmamalıdır. Kullanıcının ilgili suçlardan birini işlediği konusunda makul şüphe oluşturacak bir işlem örüntüsü olmalı ve işlemler haklı bir gerekçeyle açıklanamayacak şekilde olağandışı nitelikte olmalıdır.
Bence uyum birimleri dolandırıcıları iyi tanıyor ve onların yöntemlerine aşina, dolayısıyla olağandışı ve somut emarelerle destekleyecek şekilde makul şüphe oluştuğu ispatlanabilir. Mesela çoğu dolandırıcı benzer e-posta adreslerini tekrar tekrar açıp dolandırıcılık işlemlerinde kullanıyor (abc1@gmail.com, abc2@gmail.com vb.) 4. Askıya Alma Bildirimi Askıya alma işlemi hem hesabı askıya alınan kullanıcıya hem de Cumhuriyet Başsavcılığına tüm bilgi ve belgelerle bildirilir. Bu konu epey pratik sorunlara yol açıyor. Bu bildirimi KVHS’ler savcılığa nasıl yapacak? Gidip elden suç duyurusu mu yapacaklar? UYAP’tan mı suç duyurusu yapılacak, öyleyse hangi savcılığa yapılacak? SPK bu konuda KVHS’lere ilettiği yazıda Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü ile teknik iletişim altyapısının sağlanması bakımından gerekli tedbirlerin alınması gerektiğini belirtmişti. Fakat Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Genel Müdürlüğü henüz CMK m.128/A kapsamında savcılığa yapılması gereken bildirimler için bir çevrimiçi kanal oluşturmuş değil. Dolayısıyla bu bildirimin yapılabileceği bir iletişim kanalının oluşturulması gerektiği söylenebilir. Aksi halde elden suç duyurusu ile bu işin çözülebilmesi pek mümkün gözükmüyor. 5. Hesap Sahibinin Cumhuriyet Savcılığına Başvurabilmesi CMK m.128/A (2) hükmü uyarınca hesabı askıya alınan kişinin savcılığı başvurması mümkün, bu halde savcı 24 saat içinde karar vermek zorunda. 6. Askıya Alma İşlemi Tamamlanmadan Fonun Başka Finansal Kuruluşa Aktarılması Eğer askıya alma işlemi tamamlanmadan suça konu menfaat başka bir finansal kuruluşa aktarılırsa, ilgili finansal kuruluşa askıya alma işlemi yapılması için gecikmeksizin bildirim yapılmalıdır. Bu yönde bir bildirim alan finansal kuruluşun ivedilikle askıya alma işlemi uygulaması isabetli olacaktır. Elbette her finansal kuruluş kendi makul şüphe değerlendirmesini yapabilir ancak bir banka gidip KVHS’ye X kullanıcısının işlemleri şüpheli ve fonları size aktarmış diyorsa, birçok durumda o işlemlerin şüpheli olduğu kabul edilmelidir – son karar hakkı elbette fonların o anda tutulduğu finansal kuruluştadır. 7. Askıya Alma Kararını Veren Kişilerin Sorumlu Tutulamaması CMK m.128/A uyarınca askıya alma işlemine karar veren gerçek ve tüzel kişiler, hukukî bakımdan sorumlu tutulmaz. Elbette bu hüküm finansal kuruluşların keyfi şekilde askıya alma kararı uygulayabileceği anlamına gelmemektedir. Eğer gerçekten ortada makul şüpheyi doğurabilecek somut göstergeler varsa ve finansal kuruluş askıya alma işlemini uyguladıysa, kullanıcı suç işlememiş olsa bile artık bu karar sebebiyle ilgili finansal kuruluşun sorumlu tutulması mümkün olmayacaktır. Mesela kullanıcı askıya alma sebebiyle BTC’sini satamasa ve o 2 günde BTC %20 değer kaybetse, bu zararı KVHS’den istemesi mümkün olmayacaktır. 8. Adli Otoritelere Zamanında Bilgi ve Belge Sağlama Yükümlülüğü CMK m.128/A (7) hükmü uyarınca: “ Yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısından istenen bilgi veya belgenin on (10) gün içinde fiziki veya elektronik ortamda gönderilmesi zorunludur .” Peki 10 günlük süre kaçarsa ne olur? Cevabı da aynı hükümde verilmiş: Savcılık her bir talep bakımından 50.000 TL’den 300.000 TL’ye kadar idari para cezası verir. Ben daha bu cezanın uygulandığına şahit olmadım ama ileride uygulaması yaygınlaşabilir. Mevcut durumda savcılıklar genellikle tekrar talep gönderiyor veya arayarak polisler hatırlatma yapıyor. KVHS’lerin adli ve idari taleplere kısa süre içerisinde dönüş yapması ve içeride buna yönelik yeterli personeli istihdam etmesi büyük önem arz ediyor. Burada bahsedilen idari para cezasına ek olarak, ilgili otorite taleplerinin yanıtlanmaması veya geç yanıtlanması halinde, savcılıklar/mahkemeler genellikle KVHS yönetim kurulu üyelerini soruşturma veya kovuşturmaya dahil etmektedir. Dolayısıyla etkili ve hızlı şekilde otorite taleplerine cevap vermek potansiyel yaptırımlardan kaçınmak için zorunludur.