Ethereum'un Yeni Alanı Kimliksiz Yapay Zeka
- Yapay Zeka ajanlarının geçmiş hatalarını unutmaması - Ethereum'un yeni kullanım alanı kimliksiz AI ajan alımı - Stablecoin rekabeti artık bankaların kendi para altyapılarında - Tokenizasyonda Avrupa çapında ortak bir piyasa oluşturmak - Saldırganların kazancı kadar savunmanın maliyeti de konuşulmalı
Yapay Zeka ajanlarının en değerli yeteneği belki de geçmiş hatalarını unutmamak olacak
Google Research ve Virginia Tech tarafından geliştirilen WikiSkill isimli yeni yaklaşım, AI ajanlarının geçmiş görevlerde neyin işe yaradığını ve neyin başarısız olduğunu kalıcı bir bilgi katmanında saklamasını hedefliyor. Ben bu habere “AI ajanlarına hafıza geliyor” diye bakmıyorum. Bence burada kurumsal yapay zeka açısından çok daha önemli bir şey var. Bugün bir şirket AI ajanını çalıştırıyor, ajan bir işi yapıyor, hata yapıyor ve işlem bitiyor. Eğer o hatadan elde edilen bilgi sistemde kalmıyorsa, aynı hata yarın yeniden yapılabiliyor. İnsan kurumlarının en büyük avantajlarından biri aslında burada: Kurumlar deneyim biriktiriyor. AI ajanlarının da gerçek anlamda kurumsallaşabilmesi için yalnızca daha iyi cevap vermesi yetmez. Deneyim biriktirmesi gerekiyor. Ben önümüzdeki dönemde AI ajanlarını değerlendirirken “kaç parametresi var?” sorusundan çok, “Geçmişte öğrendiği şeyi yarın kullanabiliyor mu?” sorusuna bakacağım. Çünkü gerçek anlamda kurumsal AI, sadece çalışan AI değil; kurumun hafızasını büyüten AI olacak...
Ethereum'un yeni kullanım alanı kimliği açıklamadan AI hizmeti satın almak olabilir
Ethereum Foundation'ın zkAPI projesinin kullanıcıların kimliklerini açıklamadan AI modelleri için ödeme yapabilmesini hedeflediği aktarılıyor. Ben burada “Ethereum'a yeni bir AI uygulaması geldi” diye bakmıyorum. Bence çok daha büyük bir kesişim noktası var. AI hizmetlerinin kullanımında önümüzdeki dönemde çok sayıda küçük ödeme gerçekleşebilir. Bir kullanıcı tek seferlik bir AI servisi kullanabilir. Bir şirket binlerce API çağrısı yapabilir. Bir AI ajanı başka bir AI ajanından hizmet satın alabilir. Fakat bu işlemlerin tamamında kullanıcının kimliğini her defasında karşı tarafa açmak zorunda kalması ciddi bir mahremiyet problemi yaratabilir. Sıfır bilgi kanıtları burada blockchain ile AI arasında yeni bir köprü kuruyor. Yani blockchain'in AI dünyasındaki rolü sadece “AI tokenı” üretmek olmayabilir. AI ekonomisinin güven, ödeme ve mahremiyet altyapısına dönüşebilir. Bence bu alan henüz çok erken aşamada. Ama AI ekonomisi büyüdükçe kimliksiz doğrulama ve mikro ödeme konusu çok daha önemli hale gelecek...
Stablecoin rekabeti artık bankaların kendi para altyapılarında yaşanıyor
Fiserv'in Roughrider Coin isimli stablecoin altyapısını Solana üzerinde başlattığı ve 90'dan fazla Kuzey Dakota bankası ile kredi kooperatifine yeni bir dolar settlement kanalı sunduğu aktarılıyor. Ben bu gelişmeye “yeni bir stablecoin çıktı” diye bakmıyorum. Asıl önemli olan stablecoin'in kimin tarafından kullanıldığı. Çünkü stablecoin ekonomisinin ilk döneminde merkezde kripto borsaları ve kripto şirketleri vardı. Şimdi ise bankalar devreye giriyor. Bu bana göre önemli bir eşik. Çünkü bankalar stablecoinleri yalnızca yatırım ürünü olarak değil, para transferi ve settlement altyapısı olarak kullanmaya başladığında stablecoin kavramının anlamı değişiyor. Artık soru: “Stablecoin ne kadar büyüyecek?” değil. “Bankacılık sisteminin ne kadarı blockchain üzerinde settlement yapmaya başlayacak?” Bence önümüzdeki yıllarda asıl rekabet burada yaşanacak...
Tokenizasyonun önündeki en büyük mesele Avrupa çapında ortak bir piyasa oluşturmak
MiCA inceleme önerileri arasında tokenlaştırılmış menkul kıymetler ve on-chain settlement için Avrupa çapında entegre bir tokenlaştırılmış sermaye piyasası oluşturulması gerektiği özellikle vurgulanıyor. Ben burada MiCA'nın kaç maddesinin değişeceğine bakmıyorum. Bence asıl önemli olan cümlenin sonunda. “Integrated European tokenised capital market.” Bu, tokenizasyonun artık tek tek fintech şirketlerinin yaptığı deneylerden çıkıp sermaye piyasası altyapısının parçası olarak ele alındığını gösteriyor. Bir menkul kıymetin blockchain üzerinde tokenlaştırılması teknik olarak yapılabilir. Ama gerçek ekonomik değer, o tokenın başka ülkelerdeki yatırımcılar, saklama kuruluşları, borsalar ve takas sistemleriyle çalışabilmesiyle ortaya çıkacak. Dolayısıyla tokenizasyonun bir sonraki aşaması: Token oluşturmak değil, tokenlar arasında pazar oluşturmak. Bence Türkiye açısından da izlenmesi gereken gelişme tam olarak bu...
Kripto piyasasının büyümesiyle birlikte saldırganların kazancı kadar savunmanın maliyeti de konuşulmalı
Bitcoin'in güçlü bir çeyrek geçirdiği dönemde kripto sektöründeki saldırılarda yaklaşık 1,26 milyar dolarlık kayıp yaşandığı aktarılıyor. Ben bu habere “kripto yine hacklendi” şeklinde bakmıyorum. Çünkü artık sektörün ölçeği değişti. Kripto varlıkların kurumsal finansın içine girmesiyle birlikte güvenlik problemi de yatırım kararının bir parçası haline geliyor. Bir şirket blockchain üzerinde milyarlarca dolarlık varlık tutabilir. Ama aynı şirketin güvenlik mimarisi yeterli değilse, blockchain'in teknik güvenliği tek başına hiçbir şey ifade etmiyor. Bence bundan sonra kurumsal kripto yatırımlarında şu üçlü birlikte değerlendirilecek: Varlığın getirisi + likiditesi + siber güvenlik maliyeti. Yani kripto piyasasının olgunlaşması sadece daha fazla para girmesiyle olmayacak. Daha iyi güvenlik ekonomisi kurulmasıyla olacak...