Yapay Zeka, Bitcoin'in en zor problemlerinden birini çözmeye başlayan araç olabilir

StarkWare tarafından yapılan yeni bir çalışmada, yapay zeka kullanan geliştiricilerin kuantum güvenli Bitcoin işlemlerinin hesaplama maliyetini 320 dolardan 66 dolara kadar indirebildiği açıklandı. Ben bu habere “AI Bitcoin için tehdit mi?” tarafından bakmıyorum. Tam tersine, burada çok daha ilginç bir tablo görüyorum. Bitcoin'in önümüzdeki yıllarda karşılaşabileceği en önemli teknolojik risklerden biri kuantum bilgisayarların mevcut kriptografik yapıları tehdit etmesi. Şimdi yapay zeka, bu probleme karşı gerekli algoritmik araştırmayı ve kod geliştirmeyi hızlandırabiliyor. Yani bugün yapay zeka ile blockchain'i yalnızca “AI tokenları” veya “AI ajanları” üzerinden konuşmak çok yüzeysel kalıyor. AI, blockchain'in kendisini daha dayanıklı hale getiren mühendislik aracı da olabilir. Bence önümüzdeki dönemde çok daha önemli bir alan doğacak: AI ile blockchain güvenliğinin birleştiği alan. Ve bunun ekonomik değeri, yeni bir token çıkarmaktan çok daha büyük olabilir...

Yapay zekanın siber saldırılarda kullanılması yeni değil; yeni olan saldırının karar mekanizmasının da yapay zekaya bırakılması

Cisco Talos araştırmacılarının ortaya çıkardığı CAIRN / CLOSEDQUORUM vakası benim özellikle dikkatimi çekti. Çünkü burada yapay zeka yalnızca saldırganın kullandığı bir araç değil. Kötücül yazılımın farklı yapay zekâ modellerine danışarak sonraki saldırı adımını seçtiği bildiriliyor. Bence siber güvenlik açısından kritik eşik burada. Geleneksel saldırıda insan karar verir, yazılım uygular. Şimdi ise yazılım farklı seçenekleri değerlendirip kendi sonraki davranışını seçebilecek bir yapıya doğru ilerliyor. Bu nedenle kurumların siber güvenlik stratejisinde artık yalnızca “AI saldırılarını nasıl engelleriz?” sorusu bulunmamalı. Otonom karar verebilen saldırı yazılımlarını nasıl tespit ederiz ? Asıl yeni güvenlik problemi bu olacak...

IoT'nin geleceği fiziksel dünyanın yapay zeka tarafından anlaşılmasında

NVIDIA'nın Isaac ROS 5.0 sürümünde AI ajanlarının robotik geliştirme süreçlerine dahil edilmesi bana göre IoT açısından da önemli. Çünkü IoT'yi yıllardır “cihazlar veri üretir, merkezde analiz edilir” şeklinde düşündük. Şimdi model değişiyor. Sensörler yalnızca veri göndermeyecek. AI sistemleri bu veriyi yorumlayacak, karar verecek ve fiziksel sistemler bu karara göre hareket edecek. Yani IoT + AI + robotik , birbirinden ayrı üç teknoloji olmaktan çıkıp tek bir fiziksel zekâ katmanına dönüşüyor. Bence önümüzdeki yıllarda “akıllı cihaz” kavramı da değişecek. Akıllı cihaz, sadece internete bağlı cihaz olmayacak. Çevresini anlayan, karar verebilen ve eyleme geçebilen cihaz olacak...

Denetçinin önüne daha fazla veri koymak değil, denetçinin bakış açısını değiştirmek gerekiyor

ESMA'nın 2027'den itibaren yeni stratejik denetim önceliği olarak dijital inovasyonu , özellikle yapay zekâ ve tokenizasyon kullanımını belirlemesi benim için önemli. Burada klasik SupTech yaklaşımının ötesine geçen bir mesaj görüyorum. Denetim kurumları artık sadece şirketlerin teknoloji kullanımını denetlemeyecek. Denetimin kendisi de teknolojik dönüşüm geçirmek zorunda. Çünkü yapay zeka kullanan bir finans kuruluşunu 10 yıl önceki denetim yöntemleriyle denetlemek mümkün değil. Tokenlaştırılmış varlıklar, algoritmik kararlar ve gerçek zamanlı finansal işlemler arttıkça denetçinin de gerçek zamanlı veri, makine tarafından okunabilir kayıtlar ve AI destekli analiz kullanması gerekecek. Bence SupTech'in geleceği rapor okumak değil; risk oluşmadan önce risk sinyalini yakalamak...

RegTech ve SupTech arasındaki duvarın kalkması finansal denetimin yeni mimarisini anlatıyor

RegTech Analyst ve FinTech Global'da gündeme gelen yeni yaklaşım oldukça dikkat çekici: RegTech ile SupTech arasındaki ayrım giderek anlamını kaybedebilir. Ben bu görüşe özellikle önem veriyorum. Çünkü bugün şirket “regülasyona uyum sağlamak” için teknoloji kullanıyor; denetleyici ise şirketi denetlemek için başka teknoloji kullanıyor. Gelecekte bu iki sistemin aynı veri altyapısı üzerinde çalışması mümkün. Böyle bir modelde regülasyon metni yalnızca okunmayacak. Makine tarafından anlaşılacak, şirket süreçlerine bağlanacak, kontrol noktalarına dönüşecek ve denetim otoritesi tarafından da gerçek zamanlı izlenebilecek. Bence RegTech'in geleceği bir “uyum yazılımı” olmak değil. Regülasyonun doğrudan şirketin dijital operasyon sisteminin içine gömülmesi. İşte o noktada RegTech ve SupTech gerçekten aynı ekosistemin iki yüzü haline gelecek...

Bitcoin açısından petrolün seviyesi kadar petrolün yön değiştirmesi önemli

23 Eylül'de ABD ve İran arasındaki görüşmelerin ardından petrol fiyatlarında önce sert hareketler görülmesi, Brent'in daha sonra 100 doların altına gerilemesi ve bugün yeniden yükselerek Bitcoin üzerinde baskı oluşturması bana farklı bir şey söylüyor. Petrolü artık Bitcoin'in karşısına konulan basit bir “risk göstergesi” olarak görmemek gerekiyor. Çünkü petrol fiyatındaki değişim, piyasanın savaşın ekonomik maliyetini nasıl yeniden fiyatladığını gösteriyor. Dün petrol düşerken Bitcoin'in 87 bin dolara yaklaşması; bugün petrol ve tahvil getirileri yeniden yükselirken Bitcoin'in 84 bin dolar bölgesine gerilemesi, kripto piyasasının jeopolitik gelişmeleri doğrudan değil, enflasyon ve finansman maliyeti kanalı üzerinden fiyatladığını gösteriyor. Benim için burada asıl önemli nokta şu: Bitcoin artık savaşın kendisine değil, savaşın küresel sermaye maliyetini nasıl değiştirdiğine tepki veriyor. Bu nedenle ABD–İran savaşını takip ederken yalnızca petrolün kaç dolar olduğuna değil; petrol + tahvil faizi + dolar + Bitcoin'in aynı anda hangi yönde hareket ettiğine bakmak gerekiyor...