Tokenleştirilmiş Varlık Piyasası 65 Milyar Dolara Ulaştı

Raporda yer verilen verilere göre tokenleştirilmiş gerçek dünya varlıklarının büyüklüğü, Temmuz 2026 sonu itibarıyla yaklaşık 65 milyar dolara ulaştı. Bu tutarın 48 milyar dolarlık bölümünü tahviller, varlığa dayalı menkul kıymetler ve para piyasası fonları gibi sabit getirili finansal varlıklar oluştururken, tokenleştirilmiş hisse senetlerinin büyüklüğü yaklaşık 2,3 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. IMF'nin değerlendirmesinde, tokenleştirilmiş geri alım anlaşması (repo) işlemlerinin 30 günlük hareketli ortalama hacminin 371 milyar dolara yükselmesi de dikkat çekti. Bu gelişme, tokenizasyonun yalnızca yatırım ürünlerinde değil, kurumsal finansman ve teminat işlemlerinde de kullanım alanı bulduğunu gösteriyor.

Hisse Senedi İşlemlerinin Yarısından Fazlası Piyasa Saatleri Dışında

IMF'nin tokenleştirilmiş hisse senetlerine yönelik incelemesi, yatırımcıların geleneksel piyasa saatlerinden bağımsız işlem yapma imkânına önemli ölçüde ilgi gösterdiğini ortaya koydu. ABD hisse senetleriyle bağlantılı token işlemlerinin yarısından fazlasının normal piyasa saatleri dışında gerçekleştiği, işlemlerin yaklaşık yüzde 80'inin ise bir hisse senedinden küçük miktarlarda yapıldığı belirlendi. Bu veriler, kesintisiz işlem ve parçalı yatırım imkânlarının tokenizasyonun önemli kullanım alanları arasında bulunduğunu gösteriyor.

Tokenleştirilmiş Hisselerde Oynaklık 1,5 Kat Daha Yüksek

Tokenizasyonun sağladığı avantajlara rağmen IMF, tokenleştirilmiş hisse senetleri piyasasında önemli yapısal sorunlar bulunduğunu belirtti. İncelenen tokenleştirilmiş hisse senedi işlemlerinde gerçekleşen fiyat oynaklığının geleneksel piyasalara kıyasla yaklaşık 1,5 kat yüksek olduğu tespit edildi. Raporda, token işlemlerinin farklı platformlara dağılmasının fiyat farklılıklarına yol açabildiği ve özellikle merkeziyetsiz işlem platformlarında likiditenin yetersiz kalabildiği ifade edildi. IMF'ye göre piyasanın büyümesiyle birlikte bu sorunlar daha geniş finansal piyasalara da yansıyabilecek riskler oluşturuyor.

Akıllı Sözleşmeler ve Otomatik Tasfiyeler Yeni Riskler Oluşturuyor

IMF, tokenizasyonun geleneksel finansal riskleri ortadan kaldırmaktan çok, bu risklerin ortaya çıkma ve yayılma biçimlerini değiştirdiğine dikkat çekti. Akıllı sözleşmeler, dış veri sağlayıcıları ve otomatik işlem mekanizmalarına artan bağımlılık; operasyonel güvenlik, sistem yönetimi ve altyapı dayanıklılığı açısından yeni riskler doğuruyor. Özellikle teminatların yeniden kullanılması ve pozisyonların otomatik olarak tasfiye edilmesi, piyasa dalgalanmalarının yaşandığı dönemlerde likidite baskısını artırabilecek unsurlar arasında değerlendiriliyor.

Tokenizasyonun Geleceğinde Düzenleyici Çerçeve Belirleyici Olacak

IMF'nin değerlendirmesi, tokenizasyonun yaygınlaşmasının yalnızca teknolojik gelişmelere bağlı olmadığını ortaya koyuyor. Yeterli piyasa likiditesinin sağlanması, yatırımcı haklarının korunması, finansal altyapının güvenilirliği ve hukuki belirlilik, tokenleştirilmiş varlık piyasalarının gelişiminde belirleyici unsurlar olarak öne çıkıyor. Kripto varlık hizmet sağlayıcıları açısından ise rapor, tokenleştirilmiş finansal ürünlerin saklanması, alım satımı, teminat yönetimi ve akıllı sözleşmelerin denetlenmesi gibi alanlarda risk yönetiminin önemini bir kez daha gündeme getiriyor.