Dünya Ticaret Örgütü'nden Stablecoin Raporu: Sınır Ötesi Ticarette Yeni Ödeme Altyapısı
WTO, stablecoinlerin uluslararası ticarette sınır ötesi ödemeleri hızlandırabileceğini ve maliyetleri azaltabileceğini belirtirken, yaygın kullanım için güçlü düzenleme, AML/CFT uyumu ve uluslararası koordinasyon gerektiğini vurguladı.
Dünya Ticaret Örgütü (WTO), stablecoinlerin uluslararası ticaretteki potansiyel rolünü ele alan yeni raporunu yayımladı. 14 Eylül 2026 tarihli “Stablecoins and World Trade” raporu , stablecoinlerin özellikle sınır ötesi ödemelerde daha hızlı mutabakat, daha düşük maliyet ve daha yüksek erişilebilirlik sağlayabileceğini değerlendiriyor. Bununla birlikte WTO, stablecoinlerin geleneksel bankacılığın veya ticaret finansmanının yerini alan araçlar olarak değil, mevcut ödeme altyapısını tamamlayabilecek yeni bir ödeme ve mutabakat kanalı olarak görülmesi gerektiğini belirtiyor.
Rapordaki dikkat çekici verilerden biri stablecoin kullanımının kripto varlık işlemlerinin ötesine geçmeye başlaması. WTO’nun aktardığı verilere göre gerçek ekonomik faaliyete ilişkin yıllık stablecoin ödeme hacmi yaklaşık 390 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Bunun yaklaşık 226 milyar doları , diğer bir ifadeyle yaklaşık %60'ı işletmeler arası (B2B) ödemelerden oluşuyor. B2B stablecoin ödemelerinin 2025'te yıllık bazda %733 arttığı belirtiliyor.
Düzenleme ve AML/CFT Belirleyici Olacak
WTO’ya göre stablecoinlerin uluslararası ticarette daha geniş ölçekte kullanılabilmesi yalnızca teknolojik gelişmelere bağlı değil. Rezerv varlıkların kalitesi, geri ödeme hakları, yönetişim, operasyonel dayanıklılık ve AML/CFT yükümlülükleri temel düzenleyici başlıklar arasında yer alıyor. Raporda ayrıca ülkeler arasındaki farklı stablecoin rejimlerinin sınır ötesi kullanım açısından hukuki belirsizlik ve uyum maliyeti yarattığına dikkat çekiliyor.
Çalışma, stablecoinlerin özellikle gelişmekte olan ekonomilerde küçük işletmelerin uluslararası ödeme sistemlerine erişimini kolaylaştırabileceğini; ancak yabancı para birimine endeksli stablecoinlerin yaygınlaşmasının para ikamesi ve para politikası aktarım mekanizmasının zayıflaması gibi riskler de doğurabileceğini vurguluyor.