Zincir Üstü Veriler Tek Başına Yeterli Değil Çalışmaya göre blokzincirlerin şeffaf olması, zincir üzerindeki verilerin doğrudan ekonomik faaliyeti gösterdiği anlamına gelmiyor. İşlemlerin nasıl toplulaştırıldığı, akıllı sözleşmelerin programlanabilir yapısı ve farklı blokzincirlerdeki faaliyetlerin karşılaştırılmasındaki güçlükler, ortaya çıkan göstergeleri önemli ölçüde etkileyebiliyor. BIS araştırmacıları, kullanılan yönteme bağlı olarak Bitcoin işlem değerlerinin altı kata kadar farklılaşabildiğini tespit etti. Araştırmada ayrıca yaklaşık 13 milyon aktif akıllı sözleşme sınıflandırılırken bunların yaklaşık 1,4 milyonunun token niteliğinde olduğu belirlendi. Alım satım faaliyetlerinin ise büyük ölçüde belirli alanlarda yoğunlaştığı ve stablecoinlerin bu yapıda merkezi bir konuma sahip olduğu ifade edildi.

Stablecoinlerin Kullanımı Blokzincire Göre Değişiyor

Çalışmanın dikkat çekici sonuçlarından biri de aynı stablecoinin farklı blokzincirlerde farklı ekonomik amaçlarla kullanılabilmesi oldu. Ethereum üzerindeki stablecoin faaliyetinin akıllı sözleşme etkileşimleriyle daha yakından bağlantılı olduğu, Tron üzerinde ise stablecoinlerin akıllı sözleşmeler dışında tutulmasının daha yaygın olduğu tespit edildi. Araştırmacılar bunun ödeme ve değer saklama amaçlı kullanımlarla uyumlu olduğunu değerlendiriyor. Çalışmanın temel sonucu, on-chain göstergelerin ekonomik faaliyetin doğrudan ölçümü olarak değil, belirli varsayım ve metodolojilere bağlı yaklaşık göstergeler olarak değerlendirilmesi gerektiği yönünde. Bu yaklaşım, özellikle stablecoin ve DeFi piyasalarını izleyen düzenleyici kurumlar açısından kullanılan veri metodolojisinin önemini ortaya koyuyor.