Uluslararası Ödemeler Bankası (Bank for International Settlements-BIS), blokzincir teknolojisinin resmî istatistiklerin güvenilirliğinin ve bütünlüğünün doğrulanmasında kullanılmasına ilişkin yeni bir çalışma yayımladı. Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS) tarafından yayımlanan yeni çalışma, resmî istatistiklerin kaynağının ve değişmeden korunduğunun blokzincir üzerinden doğrulanabilmesine yönelik bir model ortaya koydu. XRP Ledger üzerinde geliştirilen prototipte verilerin kendisi blokzincire aktarılmıyor; verileri temsil eden kriptografik kayıtlar zincire işlenerek doğrulama sağlanıyor. “Verifiable official statistics: a blockchain-based approach” başlıklı ve BIS Working Paper No. 1374 olarak yayımlanan çalışmada, kamu kurumları ve uluslararası kuruluşlar tarafından açıklanan istatistiklerin gerçekten belirtilen kaynaktan gelip gelmediğinin ve yayımlandıktan sonra değiştirilip değiştirilmediğinin bağımsız şekilde doğrulanabilmesi için blokzincir tabanlı bir yöntem geliştirildi. Mario Rusev, Rafael Schmidt, Edward Lambe, Christian Schmieder ve Glenn Philip Tice tarafından hazırlanan çalışmanın kavram kanıtlama (proof of concept) aşamasındaki uygulaması ise kripto varlık ekosisteminin önemli açık blokzincir ağlarından XRP Ledger (XRPL) üzerinde gerçekleştirildi.

Resmî Veriler Blokzincir Üzerinden Doğrulanabilecek

Çalışmanın çıkış noktasını, merkez bankaları ve uluslararası kuruluşlar tarafından kullanılan resmî istatistiklerin dijital ortamda farklı platformlar üzerinden yeniden yayımlanması oluşturuyor.

BIS araştırmacıları, resmî istatistiklerin para politikası, finansal istikrar analizleri ve kamusal hesap verebilirlik bakımından kritik öneme sahip olduğunu; buna karşılık verilerin üçüncü taraf platformlardan veya yapay zekâ sistemlerinden elde edilmesi durumunda kullanıcıların verinin gerçekten ilgili kurum tarafından yayımlanıp yayımlanmadığını ya da sonradan değiştirilip değiştirilmediğini doğrudan doğrulamasının her zaman mümkün olmadığını belirtiyor.

Bu soruna çözüm olarak çalışmada, her veri setinin kaynağıyla kriptografik olarak ilişkilendirildiği ve bu ilişkinin açık bir blokzincir üzerinde doğrulanabildiği bir sistem geliştiriliyor.

XRP Ledger Üzerinde Kavram Kanıtlama Çalışması

Önerilen modelin dikkat çekici yönlerinden biri, sistemin teorik bir blokzincir modeliyle sınırlı kalmaması. Araştırmacılar kavram kanıtlama uygulamasını XRP Ledger üzerinde geliştirdi.

Modelde her veri seti için bir kriptografik parmak izi oluşturuluyor. Gerektiğinde aynı işlem veri setindeki ayrı zaman serileri için de gerçekleştirilebiliyor. Çok sayıda veri setine ilişkin kriptografik değerler daha sonra Merkle ağacı yöntemi kullanılarak toplulaştırılıyor ve bunları temsil eden tek bir özet değer XRP Ledger'a kaydediliyor.

Böylece blokzincir, yayımlanan istatistiğin kendisini saklayan bir veri tabanı olarak değil, verinin belirli bir zamanda hangi durumda bulunduğunu kanıtlayan değiştirilemez bir doğrulama katmanı olarak kullanılıyor.

Verilerin Kendisi Blokzincire Kaydedilmiyor

Çalışmada mahremiyet ve veri gizliliği bakımından önemli bir ayrım da yapılıyor. Model kapsamında istatistiksel verilerin kendisi XRP Ledger'a aktarılmıyor. Blokzincire yalnızca veri setlerinden oluşturulan kriptografik değerler kaydediliyor. Bu yöntem sayesinde temel veri kurumun mevcut sistemlerinde kalmaya devam ederken, kullanıcının elindeki veri setinin özgünlüğü ve bütünlüğü açık blokzincir üzerinden kontrol edilebiliyor.

Araştırmacılara göre tek bir blokzincir kaydı, uygun şekilde gruplandırılması hâlinde binlerce veri setinin doğrulanmasına hizmet edebiliyor. Bu durum blokzincir üzerindeki işlem maliyetlerinin toplam sistem maliyetleri içindeki payını da oldukça düşük seviyeye indirebiliyor.

Yayıncı Kurumun Kimliği De Doğrulanıyor

Önerilen yapı yalnızca verinin değiştirilip değiştirilmediğini kontrol etmekle sınırlı değil. Sistemde yayımlanan veri dosyasına, veriyi yayımlayan kurumu tanımlayan dijital olarak imzalanmış bir W3C Verifiable Credential (Doğrulanabilir Kimlik Bilgisi) de ekleniyor. Bu kimlik bilgisi, yayıncının kimlik anahtarı ile XRP Ledger adresi arasında kriptografik bir bağlantı oluşturuyor. Bu sayede kullanıcı, elindeki verinin yalnızca bütünlüğünü değil, veriyi yayımlayan kaynağın kimliğini de doğrulayabiliyor. Modelde gerekli doğrulamanın, kullanıcının elindeki dosya ve blokzincir üzerinde gerçekleştirilecek tek bir sorgulama üzerinden yapılabilmesi amaçlanıyor.

Doğrulama Bir İla İki Saniyede Gerçekleştirildi

Çalışmadaki prototip testleri, blokzincir tabanlı doğrulama mekanizmasının hız bakımından da gerçek zamanlı uygulamalara yaklaşabildiğini gösteriyor. Kontrollü test ortamındaki ölçümlere göre veri yayımlama işlemi ortalama 3 ila 5 saniye, doğrulama işlemi ise 1 ila 2 saniye arasında gerçekleştirildi.

Araştırmacılar bunun üretim ortamına hazır nihai bir sistem değil, kavram kanıtlama niteliğinde bir prototip olduğunun altını çiziyor. Bununla birlikte elde edilen sonuçların, sistemin hem kullanıcıların doğrudan yaptığı sorgulamalarda hem de verileri gerçek zamanlı tüketen otomatik sistemlerde kullanılabileceğine işaret ettiği değerlendiriliyor.

Blokzincir Yalnızca Finansal Transferler İçin Kullanılmıyor

Çalışma, blokzincir teknolojisinin kripto varlık transferleri veya tokenizasyon uygulamalarının ötesindeki kullanım alanlarını göstermesi bakımından da dikkat çekiyor. Buradaki kullanım modelinde blokzincir; bir ödeme veya varlık transfer sistemi olmaktan ziyade verinin kaynağı, zamanı ve bütünlüğü konusunda bağımsız bir güven katmanı görevi görüyor.

Özellikle açık ve değiştirilemez dağıtık defterlerin kamu kurumları, merkez bankaları, düzenleyici kuruluşlar ve finansal piyasa altyapılarında hangi alanlarda kullanılabileceğine yönelik tartışmalar açısından çalışma somut bir örnek ortaya koyuyor. XRP Ledger'ın kavram kanıtlama çalışmasında tercih edilmiş olması da kamusal blokzincir altyapılarının kurumsal veri doğrulama süreçlerinde kullanılabilme potansiyeline ilişkin dikkat çekici bir örnek oluşturuyor.

Düzenleyici Raporlamaya Da Uygulanabilir

Çalışmaya göre geliştirilen yaklaşım yalnızca SDMX formatındaki resmî istatistiklerle sınırlı değil. Aynı yöntemin XBRL gibi yapılandırılmış finansal ve düzenleyici raporlama formatlarına da uyarlanabileceği belirtiliyor. Bu yönüyle modelin gelecekte finansal kuruluşların düzenleyici otoritelere sunduğu raporların kaynağının ve bütünlüğünün doğrulanması gibi farklı alanlarda da değerlendirilebilmesi mümkün görülüyor.

Çalışmada ayrıca sistemin ilerleyen aşamalarda sıfır bilgi ispatları (zero-knowledge proofs) ile geliştirilebileceği ve doğrulama süreçlerinin yapay zekâ ajanları tarafından otomatik olarak gerçekleştirilebileceği ifade ediliyor. Bu yaklaşım, blokzincir teknolojisi ile yapay zekâ sistemlerinin kesiştiği yeni kullanım alanlarından birine de işaret ediyor: Yapay zekâ sistemlerinin kullandığı finansal veya ekonomik verinin yalnızca içeriğini değil, kaynağını ve değiştirilmediğini de kriptografik olarak doğrulayabilmesi.

BIS'ten Blokzincirin Kurumsal Kullanımına Yeni Örnek

BIS bünyesinde son dönemde tokenizasyon, programlanabilir finansal altyapılar ve yeni nesil ödeme sistemleri üzerine yürütülen çalışmalar dikkate alındığında Working Paper No. 1374, blokzincir teknolojisinin farklı bir kurumsal kullanım alanını gündeme getiriyor. Çalışmada kripto varlıkların fiyatı veya yatırım niteliğinden ziyade, kripto varlık altyapılarının temelini oluşturan dağıtık defter ve kriptografik doğrulama teknolojilerinin kurumsal güven mekanizmalarında nasıl kullanılabileceği ele alınıyor. Bu yönüyle çalışma, blokzincirin finans sektöründeki kullanım alanlarının yalnızca kripto varlık alım satımı, saklama, ödemeler veya tokenizasyonla sınırlı olmadığını; veri bütünlüğü ve düzenleyici raporlama gibi alanlara da genişleyebileceğini ortaya koyuyor.